yani yaptığın resim üzerinde iktidarın yok?
mert is going nowhere, lisedeki bulantılarımı ve lise-üniversite geçişinde yaşadığım travmaları, cinselliğimle ilgili anlamlandıramadığım şeyleri içeriyordu sanırım. ilginç bir nokta ise mert is going nowhere derken aslında mert her yere gitmek istiyordum. belki de gidebilirdim, seçebilirdim daha batmamıştım, daha seçimlerimin sonuçlarını ağır yaşamadan farklı seçimler yapabilirdim. o dönem yazdıklarımı şimdi okumak, 10 seneden fazla önceki benin ne düşündüğüne bakmak bana iyi geldi. O yüzden şuanki batağımda ve şuanki çukurumda kendimi ifade etmek istiyorum. Tek dileğim bir 10 sene sonra tekrar bu şekilde düşünmemek. o yüzden belki de mert bir yerlere gitmeli; mert is going to a destination.
ne yapmak istiyorum? yıllar önce verdiğim karardan mutsuzum. kendimi tanımadan mimarlık istediğime karar verdiğimi düşünüyorum artık. bazen de bu yolda değiştiğimi düşünüyorum. hangisi doğru bilmiyorum. tek bildiğim mimarlıktan, taşkışladan ve mimarlık geçmişimi hatırlatacak her kişiden ve her şeyden uzaklaşmak istediğim. kendimi boşlukta süzülüyor gibi hissediyorum. Boşa harcandığımı hissediyorum, ya da yıllarımı boşa harcadığımı. başkalarıyla kıyaslıyorum kendimi, özellikle arkadaşlarımla ve utanıyorum. bunu haketmediğimi düşünüyorum, sorumlu arıyorum kendimce ve bu beni sinirli, tahammülsüz biri yapıyor. sanıyorum tek sorumlu benim ve nasıl değiştireceğimi, nasıl değişeceğimi bilmiyorum. eski beni unutmuş gibiyim.
Comments
Post a Comment